Üç Vakit

Bir:

Farkına varılmadan yanından geçip gidilen

Eşsiz yapıtlar gibi

Dalgınlığımı bağışlamayan gözlerin

Önce, güya uzun bir uykudan sonra

Kaybedilmiş pazarlar kadar normal

Gerinerek üstünü örtüyor kır gezmelerinin,

Sonra, merdivenlerde görüp de sırrını çözmek gibi beklemenin

Kaçırılmış bir fırsat oluyor kalplerde.

 

 

İki:

 

Dilini bilenlerin ruhunu tercihlerinden rahatça okuyabileceği

Sözünün geçerli olduğu bütün eşyalar

Bir reddin anlamıyla tamamen örtüldü…

Hepsi birbirinden farklı bu irili ufaklı yanlış anlamalara

Sonra onların yanında hayat gibi duran

Umutsuzluklara, pişmanlıklara, korkulara

Ve benim hiçbir zaman orada olamayışıma

Yüklü kira ödedin yıllarca

Yokluğum sana pahalıya mal oldu.

 

 

Üç:

 

Ben bu evin duvarlarına, kapının önünde duran

Ayakkabılarımı ve bu olup bitenleri

İçeri almadan yatamayacağımı

Anlatamadım…

Ama o bana,

İçeri alsam da yatamayacağımı anlattı.

Boyası biraz gecikmiş ama sözünü dinletiyor.

Her gece soğuktan mı, karanlıktan mı bilmem

Çok vehim sızdırıyor.

Belki bunları da beğenirsin...