Sıra

sıra gelince bana
koşarak çıkacağım kayaların sırtından inen sulara
içerek içerek bırakacağım kendimi dünden yarına

sıra gelince bana
oturduğunu görecekler ayakları ıslak üzgün bir itin
                                      yavrusunun saçlarını tarayan
                                      baba bir ceylanın yanına

                                      sıra gelince bana
                                      bir bağçe yeşil yeşil görünecek
                                      ve herkes yeşil ve her şey yeşil
                                      su ateşle, can ölümle
-düşünsene!-       ve şevk benimle
                                      yan yana

sıra gelince bana
göz göze geldiklerinde yine gülümseyecek iki sazende
aynı köşede karşılaşınca far yakacak aynı hattın vesaiti
ve yine her eve lazım diye bağıracaklar sarımsağı bile

farklı bir şey olmayacak yani, farklı bir şey bekleme
şeyleri oldurana hamd ile…

Abdulkadir Öğdüm

.

Belki bunları da beğenirsin...