Sıra
sıra gelince bana
koşarak çıkacağım kayaların sırtından inen sulara
içerek içerek bırakacağım kendimi dünden yarına
sıra gelince bana
oturduğunu görecekler ayakları ıslak üzgün bir itin
yavrusunun saçlarını tarayan
baba bir ceylanın yanına
sıra gelince bana
bir bağçe yeşil yeşil görünecek
ve herkes yeşil ve her şey yeşil
su ateşle, can ölümle
-düşünsene!- ve şevk benimle
yan yana
sıra gelince bana
göz göze geldiklerinde yine gülümseyecek iki sazende
aynı köşede karşılaşınca far yakacak aynı hattın vesaiti
ve yine her eve lazım diye bağıracaklar sarımsağı bile
farklı bir şey olmayacak yani, farklı bir şey bekleme
şeyleri oldurana hamd ile…
