Salih’i Beklerken

Salih, bizim dişçi Salih.
Takım elbisesini çıkarmadan yatardı.
Bazen buluşmak için sözleşirdik ve
Kahvede hep Salih’i beklerdik.
‘kadın demek evine çocuğuna sahip olmak demektir’ demenin suç sayılmadığı yıllardı.
Ay çekirdeği yerdik, namaz kılardık
Edebiyat Adına atar tutardık.
Herkesin bir sevdiği vardı, şiir yazardı
Bir de en sevdiği şair.
Salih’inki Cansever’di.
Abi derdi bak ne yazdım;
Sol gözünü kısarak devam ederdi.
Parasının bittiğine hiç şahit olmadım.
Ekipten parası çabuk bitenler Sezai’yi severdi.
Bir kız vardı dişçilikte, onun yüzünden
Godot’yu beklemek halt etmiş
Salih geldikten sonra da Salih’i beklerdik.

Salih bir gün gitti
Yeşil kareli ceketini ve kahverengi deri montunu bana vererek.
Diğer arkadaşlara da sordum hiç görmemişler.
Tokat’ta bir hastanede kaydı var amma
Bu zamanın haberleşme imkânlarından faydalanmak
Dostluğumuza yakışmaz.
En iyisi Salih sana ulaşırsa bu şiir, okursan
Hala bekliyoruz
Bize bir iyilik yap.

Belki bunları da beğenirsin...