GÜLÜMSEMEKTEN YORULDUM

Orada mısın,

Gözlerinin arkasında?

En fazla gülümsemekti değeri

Aramızdaki hainliğin

İstanbul’un fethinden naylon poşet yasağına kadar

Adları konulmuş, dönemlere ayrılmış

Halk ayaklanmalarının

Resmî ve özel duraklarda

Bu kadar sosyal bilimler

Doğa olayları ve astronomi aydınlanması bir yana

Sadece dünyanın yuvarlak oluşu bile yetti

Kaybetmeye melekleri.

                           

Sonra havalar hep

Seni görünce hal hatır sormak için soğumaya başladı

İçime yerleşti kış, yedek lastikler

Kalorifer petekleri sorunsuz bir parçası oldu sakal gibi

Seçimle kurulan cumhuriyetin.

               

Bir taşı işte örnek göstererek gündelik meşgaleme

Avuçlarımda taşıyarak sana yönelik son tavrımı

Ruhuma yeni bir mekân olarak

Bir türlü aklımdan atamadığım

Bu hep anlamsız Gez Camiine bakarken ayarlamak kendimi

Bana iyi gelmiyor.

Seni şehirdeki tüm elektrik direklerinden daha fazla sevdiğim

Bir gerçek.

Pahallı mobilyalara bakmamın

Seninle göz göze gelmek olduğunu inkâr edemem

Parmaklarımın parmaklarına değmesi demek olduğunu veya

Gazete haberlerinden her hangi birine inanmamın…

              

Havaların soğumaya başladığını yaprakların dökülmesinden

Yağmurun yağdığını kararan gökyüzünden anlamak

Sesini hiç duymadan konuşmak herkesle iktidar oldu…

İkinci Tek Parti atık hükümet…

                               

Büyüyen hiçbir çocuğun farkında değiliz

Hepsi Yunus’un Türkçeyi bıraktığı yerdeler.

Karşılarında eğitim kurumları ve belediyeler.

        

Gülümsemekten yoruldum.

Belki bunları da beğenirsin...