KAVAK ve KAVAK
KAVAK-1:
Farsça “kav” kökünden türediği sanılmaktadır. Kav, “içi boş, kof, oyuk” gibi anlamlara gelir. Sondaki -ak ekini açıklamak biraz güç. Kelime Fransızca “cave” mağara, cavus “içi boş, oyuk” anlamına gelen kelimeyle aynı kökten olduğu düşünülebilir. Gerek Fransızca’nın gerek Farsça’nın Hint-Avrupa dil grubundan olduğu unutulmamalıdır. Ağaç adı olarak kullanımı Türkçeye mahsus. Kav, ağaç kabuğu olarak da kullanılır. Ayrıca ağacın kabuklarındaki oyuklara “kav” denir.
KAVAK-2:
Osmanlı Türkçesi’nde “gümrük” demek. İstanbul’da Anadolu Kavağı, Rumeli Kavağı, İzmir’de İzmir Kavağı, Samsun’daki ve Erzurum’daki “kavak”lar gümrük anlamında. Kavak kelimesinin köken bilgisine ulaşamadım. Ancak sıralı dizilen ve bir duvar gibi sınır çeviren, engelleyen kavak ağaçlarından mülhem “çevirmek, kapamak, tutmak, engel olmak” anlamlarına geldiği de öne sürülür.
Ayrıca Osmanlıda gümrük işlevini üstlenen kontrol karakollarına da “kavak” adı verilirmiş. Kavak Karakolları’nın Kavak Ağası olurmuş.
